Yeni Ay, Yeni Kitap! (+Sinema Kulübü)
William Shakespeare'den Hamlet
Merhaba!
Mart ayının bu ilk pazartesi günü, kulübümüzün on yedinci kitabını ilan ediyorum: William Shakespeare’den Hamlet.
On altı kitap boyunca düşünce tarihi, felsefe, psikoloji ve kültür üzerinden yürüdük. İlk kez edebi bir klasiğe yöneliyoruz.
Geçen ay Jung’da yaptığımız gibi bir misafir yürütücümüz olmayacak. Bu da bilinçli bir tercih. Bir İngiliz dili ve edebiyatı mezunu Hamlet’i dil, yapı, dramaturji, Shakespeare’in poetik stratejileri ve Rönesans bağlamı üzerinden çözümleyebilir. Böyle okumalar çok kıymetli. Ama bizim burada aradığımız şey bu değil. Shakespeare atölyeleri zaten var; Hamlet’i edebi teknikler, karakter analizi ya da sahne yorumları üzerinden ele alan sayısız çalışma bulunabilir. Bizim masamızda ise başka bir soru olacak:
Hamlet’i bir felsefi metin gibi okuyacağız.
“To be, or not to be?” cümlesini bir tirad olarak değil, bir varoluş problemi olarak ele alacağız. Eylemsizlik ile etik sorumluluk arasındaki gerilimi, bilincin felç edici ağırlığını, ölüm düşüncesinin hayatı nasıl askıya aldığını, hakikat arayışının insanı nasıl yalnızlaştırdığını tartışacağız. Hamlet’in kararsızlığı bir karakter zayıflığı mı, yoksa bilinçli olmanın kaçınılmaz bedeli mi? Ahlaki kesinlik mümkün mü? Eylem mi daha sahici, yoksa sorgulama mı?
Üstelik bu seçimin zamanlaması tesadüf değil. Hemen ardından gelecek ay, sanki Hamlet’e bir cevap verircesine Albert Camus’nün Sisifos Söyleni’ni okuyacağız. Hamlet’in kararsızlığından Camus’nün başkaldırısına geçeceğiz. “Olmak ya da olmamak” sorusundan, “Yaşamaya rağmen” tavrına uzanacağız.
Sinema Kulübü Yolda 🙌🏻
Bu okumaya ilham veren şeylerden biri de şu sıralar sinema dünyasında yankı uyandıran festival filmi Hamnet oldu. Hamlet ile Hamnet’in aynı şey olmadığının elbette farkındayım. Hamnet, William Shakespeare ve ailesi etrafında kurulan, biyografik esintiler taşıyan bir kurmaca film. Hamlet’in doğrudan bir uyarlaması değil; hatta bütünüyle başka bir anlatı kuruyor. Bunun altını özellikle çizmek isterim.
Ama filmi izlerken zihnimde küçük bir ışık yandı: Neden birlikte Hamlet’i okumayalım ki? Film ile metin aynı şeyi anlatmıyor olabilir; hatta bambaşka dünyalara açılıyor olabilirler. Yine de aralarındaki çağrışımın, bu paralel düşünme hâlinin eğlenceli ve verimli olabileceğini düşündüm.
Bu nedenle bu ay yalnızca kitabı okumakla kalmayalım; bir de birlikte bir film izleyelim istiyorum. Böylece kitap programımıza ek olarak sinema kulübümüzün de ilk adımını atmış olacağız. Detayları önümüzdeki günlerde, bu hafta tamamlanmadan duyuracağım. Sinema kulübü için kulüp sitesinde ayrı bir sekmemiz olacak ve bu ay içinde bir online buluşma daha gerçekleştireceğiz.
Sinema kulübü, ekstra bir üyelik gerektirmeyecek; kitap kulübünün ücretli üyeleri sinema kulübünü de aynı şekilde kullanabilecekler. Yani bundan sonra üyelik bedeline ayda 2 online buluşma dahil olacak.
Umarım bu haberler heyecan yaratmıştır. Gelecek hafta kitaba dair ilk bültende görüşmek üzere,
Sevgiler,
Dilara





