Yeni Ay, Yeni Kitap!
Ağustos Ayında Konuğumuz Martin Heidegger...
Merhaba Sevgili Kulüp Üyeleri!
Ağustos ayının bu ilk pazartesi günü, kulübümüzün onbirinci kitabını ilan ediyorum, Martin Heidegger’den Sanat Eserinin Kökeni.
Heidegger’in bu metni, yalnızca sanat üzerine düşünmenin değil, aynı zamanda hakikat, varlık ve anlam gibi felsefenin en temel meselelerine dokunmanın da bir yolu. Bir tabloya, bir şiire ya da bir tapınağa baktığımızda orada ne görürüz? Sanat eseri yalnızca bir nesne midir? Yoksa dünya ile açılan bir “hakikat olayı” mıdır?
Bu kitaptaki tapınak örneğini kaç farklı bağlamda kullandım hatırlamıyorum… Yapay zekadan doğu felsefesine tartışmalarımızı besleyecek bir var-oluş felsefesi konuşacağız.
Zor Bir Okuma mı?
Doğruyu söylemek gerekirse bu kitap, çok kolay bir okuma olmayacak; fakat yavaş yavaş çözülmeye başladığında, hem sanatla hem dünyayla ilişkinizi dönüştürebilecek bir düşünme biçimi önerecek. Ben size olabildiğince destek olacağım. Heidegger konuşmayı severim, özellikle sanat bağlamında. İlk bakışta anlamsız gibi gözüken pek çok şeye karşı “ha demek bunu kastediyor…” yüz ifadesini görmeyi seviyorum. :)
Bu noktada "Kulüpte bunun yerine herkese yönelik giriş kitapları olsa daha iyi olmaz mıydı?” diye düşünebilirsiniz. Fakat geçtiğimiz aylarda epey giriş kitabı okuduk, bir dengede olması lazım. Aksi taktirde daima yüzeysel ilgileri olan bir kulüp haline geliriz.
Önümüzdeki haftalarda bu metni parçalayarak, birlikte açacağız. Kavramlar karışık geldiğinde yılmayın; çünkü Heidegger de tam olarak, “anlamanın, çözülmüşlükten değil, çözmeye çabalarken gelen açıklıktan doğduğunu” söyler. Açıklık mı, o da ne? :)
Nereden Alabilirsiniz?
Kitabın en iyi çevirisi benim de MSGSÜ’den hocam olan Prof. Dr. Kaan H. Ökten’e ait, Alfa Yayınları tarafından yayımlandı. En uygun fiyatlı baskıya, Alfa’nın resmi dağıtıcısı olan Tamadres.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Martin Heidegger, 1889 doğumlu Alman filozof. 20. yüzyılın en etkili ve en tartışmalı düşünürlerinden biridir. Freiburg ve Marburg üniversitelerinde felsefe profesörlüğü yapmış, özellikle varlık, zaman ve dil üzerine geliştirdiği düşüncelerle fenomenoloji geleneğini derinleştirmiştir.
Heidegger’in başyapıtı sayılan Varlık ve Zaman (1927), felsefeye "varlığın anlamı nedir?" sorusunu yeniden kazandırır. Fakat o, bu sorunun yalnızca teorik yollarla değil, şiir, sanat ve tarih üzerinden de anlaşılabileceğini savunur. Bu nedenle sanat, onun düşüncesinde sadece estetik bir alan değil, hakikatin kendini açma biçimlerinden biridir.
Heidegger’in düşüncesi, başta Hannah Arendt, Hans-Georg Gadamer ve Maurice Merleau-Ponty olmak üzere birçok çağdaş düşünürü derinden etkilemiştir. Fakat aynı zamanda, 1930’larda Nazi Partisi'ne üyeliği ve rektörlük dönemi nedeniyle yoğun eleştiriler de almıştır. Bu konuya canlı yayında değineceğiz.
Okumaya Dair Birkaç İpucu
(Heidegger okuru olmak üzerine kısa bir yol haritası)
Okumak değil kazmak:
Heidegger, çoğu zaman yazmaz, adeta kazar. Bu ifadeyi Foucault okuyanlar daha net anlayabilir, o da düşüncenin arkeolojisini yaptığını söylecek sonrasında. Heidegger’in cümleleri alışıldık felsefi mantıkla ilerlemez; bazen bir kelimeyi dönüp dolaşıp açar, yeniden kurar. O yüzden bu metni düz bir anlatı olarak değil, bir düşünme süreci olarak okumakta fayda var. Günün sonunda özcülüğün, mutlakların dağıldığı dünyada-oluş felsefesi bu. Dolayısıyla bolca “olay” içerecek.Birinci anlamla yetinmeyin:
Heidegger’in favori yöntemi etimolojidir. Sözcüklerin kökenine dönerek, unutulmuş anlam katmanlarını gün yüzüne çıkarmaya çalışır. “Sanat”, “eser”, “dünya”, “toprak”, “alet” gibi sıradan görünen kelimelerin, onun elinde felsefi aygıtlara dönüştüğünü göreceksiniz. Bu yüzden Michael Inwood’un Heidegger sözlüğü edinebilirsiniz. Buraya tıklayın!Heidegger bir şey “tanımlamaz” – açar:
Bu kitapta sanat eseri nedir sorusunun net bir cevabını beklemeyin. Heidegger’in amacı tanımlamak değil, anlamın ortaya çıkış koşullarını göstermektir. O yüzden bazen “dünya kuran bir şey” ya da “varlığı açığa çıkaran bir şey” gibi soyut ifadelerle karşılaşırsınız. Bunlar metafor değil, felsefi jestlerdir.Van Gogh’un ayakkabıları üzerinden düşünün:
Bu örnek, yalnızca sanatın nasıl işlediğini değil, Heidegger’in düşünme biçimini de anlamak için anahtar niteliğinde. Ayakkabı bir eşya değil, bir dünyadır. Nasıl bir dünya? Fiziksel mi yoksa yaşama dünyası mı?Mini Heidegger Sözlüğü
(Bu kitapta sıkça geçen ama kolayca karıştırılabilecek bazı terimler)
Varlık (Sein): Her şeyin “orada olması”nın koşulu. Ama nesnelerin toplamı değil; “var olma”nın kendisi.
Varlıklar (Seiendes): Varlık’ın içindeki tekil şeyler. Sandalye, taş, ayakkabı gibi.
Açıklık (Lichtung): Varlığın görünür hale geldiği, gizliliğin çözüldüğü alan. Sanat, bu açıklığı yaratabilir.
Toprak (Erde): Gizil olan, örtük kalan, sanat eserinde kendini hemen vermez ama oradadır.
Dünya (Welt): Anlamın kurulduğu bütünsel bağlam. İnsan ve kültür tarafından açılır.
Yerli yerine koymak (Herstellen): Sıradan bir nesne yapım süreci. Bir masa yapmak gibi. Ama sanat eseri bundan fazlasıdır.
Hakikatin açılması (Unverborgenheit): Hakikat, doğru önermeler değil; üstü örtülü olanın açılmasıdır.
Sanat (Kunst): Sadece estetik beğeni nesnesi değil, hakikatin açığa çıktığı bir olaydır. Sanat, varlığı görünür kılmanın bir yoludur. Etimolojik olarak können (yapabilmek) fiiliyle akrabadır; yani bir kudret, bir “imkan açma” eylemidir.
Eser (Werk): Bir nesne değil, bir “açıklık kurucudur.” Eser, ne üretimdir ne yalnızca temsildir; kendi içinde bir “dünya” kurar ve “toprakla” gerilimli bir ilişki içindedir.
Alet (Zeug): Heidegger’e göre her şeyden önce bir “alet-bağlamı” içinde anlaşılır. Aletler kendi başlarına değil, kullanım bağlamı içindeki yerleriyle vardır (aletlik). Bir ayakkabı ayakkabı olarak değil, giyildikçe anlaşılır.
Olay (Ereignis): Her şeyin yerine geldiği, şeylerin göründüğü, varlığın belirdiği an. Sanat eseri bu anlamda bir olaydır: bir “varlık deneyimi.”
Bu Ayın Programı
2️⃣ 11 Ağustos Pazartesi günü, kitapla ilgili bir takım video, podcast, belgesel gibi medya içeriğinden oluşan öneri kürasyonu ileteceğim.
3️⃣ 18 Ağustos Pazartesi günü, kitaba ilişkin kapsayıcı bir inceleme yazısı yazarak size ileteceğim.
4️⃣ 25 Ağustos Pazartesi günü saat 21:00’de ise kitap hakkında üyelere özel online buluşmamız olacak.
🙌🏻 Kitap kulübü, okuyucu destekli bir oluşumdur. Bu yüzden tüm içeriklere, üyelere özel sohbet odasına, online buluşmalara ve geçmiş yayınlar arşivine erişmek için mevcut ücretsiz üyeliğinizi, ayda 7 dolar - 280 TL karşılığında ücretli üyeliğe yükseltebilirsiniz.
Haftaya görüşürüz!
Sevgiler,
Dilara








Aldım bilee 💗💗
Sanat felsefesi ile ilgileniyorum, hem yazı üretiyorum hem de okumalarım o yönde. Fenemenoloji üstünden bir okuma metni yazarken bu içerik çok güzel denk geldi. Teşekkürler 🌸