Yeni Ay Yeni Kitap!
Homeros'tan Odysseia...
Merhaba!
Haziran ayının bu ilk pazartesi günü, kulübümüzün (dile kolay!) yirmici kitabını ilan ediyorum: Homeros’tan Odysseia...
Şimdi bundan sonrası biraz farklı ilerleyecek. Bildiğiniz gibi normalde her ay tek bir kitaba odaklanıyoruz. Ay boyunca benden üç mail bülteni alıyorsunuz: önce kitabı açan bir tanıtım yazısı, sonra öneri kürasyonu, ardından da daha kapsamlı bir inceleme metni. Ayın son haftasında ise online buluşmada kitabı birlikte konuşuyoruz.
Fakat bu kez elimizde öyle kolayca “bir ayda okunup kapatılacak” bir kitap yok. Odysseia dev bir metin. Yalnızca sayfa sayısı bakımından değil; kültür tarihi, anlatı geleneği, mitoloji, sinema, modern roman ve hatta insanın kendi hayatını hikayeleştirme biçimi açısından da dev bir metin.
Peki neden bu kitabı seçtik?
Bunun ilk ve en eğlenceli sebebi şu: Muhtemelen yaz boyunca herkesin ağzında olacak Christopher Nolan’ın The Odyssey filmine paralel bir okuma yapmak istedim. Böylece popüler kültürle klasik kültürü, sinemayla mitolojiyi, yaz muhabbetiyle genel kültürü aynı masada buluşturmuş olacağız. Film 17 Temmuz’da vizyona girecek. Biz de bu büyük anlatıya filmden önce hazırlanmış, arka plandaki bütün mitolojik ve anlatısal katmanları sezebilir olacağız.
Ama elbette mesele yalnızca Nolan filmi değil. Odysseia, Batı edebiyatının en eski ve en güçlü eve dönüş hikayelerinden biri. Savaş bitmiştir, Troya geride kalmıştır, zafer kazanılmıştır; fakat asıl mesele hala çözülmemiştir… İnsan eve nasıl döner? Daha doğrusu, yıllar sonra döndüğü ev hala onun evi midir? Ya da dönen kimdir?
Geçen ay birlikte Joseph Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğunu okuduk. Orada kahramanın çağrıyı duymasından, eşiği geçmesinden, sınavlarla karşılaşmasından, yeraltına inişinden, dönüşümünden ve sonunda eve dönüşünden söz etmiştik. Fakat Campbell’ın şemasında çoğu zaman en huzursuz bölüm dönüş kısmıdır demiştik. Çünkü kahramanın dış dünyada sınavlardan geçmesi yetmez; bir de döndüğü yerde yeniden tanınması, öğrendiği şeyi hayata geçirmesi, toplumla yeniden ilişki kurması gerekir. İşte Odysseia tam da bu yüzden Campbell’dan sonra okunabilecek en iyi metinlerden biri. Okuma programımızın zirvesi bu metin olacak.
💡Bu ay aramıza yeni katıldıysan aşağıdaki videodan geçen ayın buluşmasını izleyerek açığı kapatabilirsin.
Okuma Programı
Bugünden itibaren önümüzde tam dokuz hafta var. Ana metin yaklaşık 415 sayfa; öncesinde de 43 sayfalık bir hazırlık bölümü var. Hazırlık bölümü mutlaka okunmalı; Azra Erhat ülkemizdeki sayılı mitoloji uzmanlarından biri ve sayısız eseri dilimize kazandırdı.
🙌🏻 1 Haziran’dan 27 Temmuz’daki son buluşmaya kadar tam 57 günümüz var. Günde 8 sayfa okusanız bile yetişiyor. Yani bahane kabul etmiyorum!
Haziran ayında kitabın ilk büyük bölümünü okuyacağız. Tam olarak “yarısına kadar” demek doğru değil; daha çok hikayenin büyük macera hattının sonuna kadar geleceğiz. Odysseus’un Phaiaklar ülkesinde anlattığı büyük deniz maceraları 9–12. kitaplarda biter. Ardından 13. kitapta Phaiaklar onu uyurken İthaka kıyısına bırakır. Bu, destanın en önemli kırılma noktalarından biridir.
Çünkü anlatı burada ikiye ayrılır:
İlk bölümde karşımızda eve dönemeyen adam vardır.
İkinci bölümde ise eve dönmüş ama evini geri almak zorunda olan adam.
Bu yüzden özetle:
Haziran ayında maceraları okuyacağız.
Temmuz ayında ise eve dönüşü okuyacağız.
Şahane bir bölümleme derim!
🙌🏻 Athenaum Kulübü, okuyucu destekli bir oluşumdur. Bu yüzden tüm içeriklere, üyelere özel sohbet odasına, online buluşmalara ve geçmiş yayınlar arşivine erişmek için mevcut ücretsiz üyeliğinizi, ayda 7 dolar - 300 TL karşılığında ücretli üyeliğe yükseltebilirsiniz.
Haftaya öneri listesinde görüşürüz!
Sevgiler,
Dilara







