Kitap İnceleme: Dört Arketip
Carl G. Jung Anlatıyor...
Merhaba!
Şubat ayı konuğumuz Carl Gustav Jung’dan Dört Arketip okumanız umarım iyi gidiyordur. Planlamaya uygun olarak ayın bu üçüncü haftası, konuk moderatörümüz Klinik Psikolog Özüm Demirel, size kitabı özetleyen bir bülten hazırladı.
23 Şubat Pazartesi günü Özüm ile birlikte karşılıklı sohbet ederek kitaba dair online toplantı gerçekleştireceğiz. Kitap Kulübü okuyucu destekli bir oluşum olduğu için bu canlı oturuma katılabilmek için ücretli üye olmanız gerekiyor.
Şimdi sizi Özüm’ün inceleme yazısıyla baş başa bırakıyorum.
Jungiyen Analitik Psikolojiye Göre Psişe’nin Yapısı ve Arketipler
Jung için psişe: fenomenolojik bakış açısı ile deneyimlenen canlı ve yaratıcı bir organizma
Kendini gözlemleyen, “dışarıdan bakılamayan” bir gerçeklik…
Bu fenomenolojik sınır, Jung’un psikolojiye ‘ispat’ değil ‘anlama’ yönünde yaklaşmasından gelir. Jung deneyimin psişedeki işlevini, arketipsel örüntülerini ve sembolik derinliğini izler.
Jung için arketip: biçimsel yapı olarak arkaik … içerik olarak deneyimle şekillenen örüntü
“Tüm insan eylemlerinde, a priori bir faktör vardır, bu da, psike’nin doğuştan gelen, bu nedenle de bilinçöncesi ve bilinçdışı olan bireysel yapısıdır ” (s.19).
Ancak, arketiplerin sembolik dışa vurumu kültürel, bölgesel, ailesel, bireysel dinamiklere göre şekillenir ve içerikleri bireyin öznel deneyimine göre değişir.
Jung’a göre zihin, boş bir levha (tabula rasa) değildir. Kişisel deneyimlerimizin altında, tüm insanlığa ait ortak bir miras yatar. Kolektif bilinçdışı içeriği bakımından kişisel değil, geneldir; çünkü tüm insanlarda aşağı yukarı aynı olan özellikleri taşır. Bu içerikler her yerde ve her zaman aynıdır.
Arketipler, bu kolektif yapının “biçimsel” elemanlarıdır. Jung’a göre arketipin kendisi bir imge değildir, sadece bir imge oluşturma potansiyeli taşır. Kristalize olmaya hazır bir doymuş çözeltiye gibi… yapı oradadır ama somutlaşması için bir deneyim gerekir.
“Arketipin kendisi boş, salt biçimsel bir unsurdur, kendi tasvirinin a priori bir olasılığından, facultas praeformandi’den (tasarlanan yeti) başka bir şey değildir. Kalıtım yoluyla aktarılanlar tasvirler değil biçimlerdir, bu bakımdan da yine biçimsel olan içgüdülere tekabül ederler.” (s.22)
Sorular:
1. Jung’a göre a priori işlevlerden en önemlisi hangisidir?
2. Bu işlev sizin hayatınızda nasıl hayata geçiyor, nasıl baskılanıyor?
3. Bu işlevle ilişkiniz nasıl?
Anne Arketipinin Psikolojik Yönleri

Jung’a göre anne arketipinin sayısız tezahürü vardır. Anne arketipi her zaman “ikirciklidir” (ambivalent). Hem Büyük Ana (Great Mother)’ın besleyici/koruyucu özellikleri hem de Korkunç Ana (Terrible Mother)’ın boğucu/yutucu etkileri birlikte düşünülür. Anne, hem yaşamın kaynağıdır hem de ölünün mezarıdır.
Anne arketipinin👇🏻
Aydınlık özellikleri: dişinin sihirli otoritesi; aklın çok ötesinde bir bilgelik ve ruhsal yücelik; iyi olan, bakıp büyüten, taşıyan, büyüme, bereket ve besin sağlayan; sihirli dönüşüm ve yeniden doğuş yeri; yararlı içgüdü ya da itki…
Karanlık özellikleri: gizli, saklı, karanlık olan, uçurum, ölüler dünyası, yutan, baştan çıkaran ve zehirleyen, korku uyandıran ve kaçınılmaz olan. (s. 23)



