Sevgili Athenaumlular,
Bildiğiniz gibi bu ay aydınlanmanın ünlü düşünürü Voltaire’in Candide adlı hicvini okuyoruz. Gelecek pazartesi romanı incelediğim yazıyı iletmeden önce bu bültende size küçük bir yol haritası bırakmak istiyorum. Çünkü Candide, boşlukta doğmuş bir kitap değil. Onun arkasında bir şehir enkazı, bir şiir ve dört filozof arasında hala bitmemiş bir tartışma var. Bu hazırlık kürasyonu eksik parçaları önünüze koymayı amaçlıyor.
Şiir: “Lizbon Felaketi Üzerine”
Başlangıç noktamız Voltaire’in felaketten sonra kaleme aldığı ve 1756’da yayımladığı 180 dizelik şiiri: Poème sur le désastre de Lisbonne.
Şiirin alt başlığı bile felsefe dersi sayılır: “‘Her şey iyidir’ aksiyomunun sınanması”. Yani Voltaire daha kapakta hedefini ilan ediyor.
Fransızca malesef bilmediğim(-iz) için, şiirin en yaygın kullanılan İngilizce çevirisine başvuruyoruz. Joseph McCabe'in 1912 tarihli klasik İngilizce çevirisi, "Poem on the Lisbon Disaster" başlığıyla Toleration and Other Essays derlemesinin içinde yer alıyor ve Project Gutenberg'de ücretsiz bir şekilde erişime açık. Buraya tıklayarak kendiniz indirebilirsiniz. Ben ise aşağıda yapay zeka ile çevirdiğim ve gözden geçirdiğim Türkçe versiyonu paylaşıyorum. Tercüman olmadığım akılda tutulmalı!
Deprem: Şiirin Doğduğu Sabah
Deprem, 1 Kasım 1755 sabahı Azizler Günü'nde yaşandı. O saatte Lizbon'un kiliseleri ayin için dolmuştu yani sarsıntı başladığında şehrin büyük kısmı dua ediyordu. Depremin ardından denizden gelen dev dalgalar kıyıyı vurdu, devrilen mumlarla başlayan yangınlar ise günlerce söndürülemedi. Kaç kişinin öldüğü bugün bile tam olarak bilinmiyor. Tahminler on binlerce insandan söz ediyor. Avrupa’nın düşünsel tarihini değiştiren büyük bir felaketten söz ediyoruz.
Şaşırtıcı olmayan bir biçimde, Katolikler felaketi Lizbon'un günahlarına kesilen ilahi bir ceza olarak okuyor. Protestanlar ise aynı cezayı şehrin Katolikliğine bağlıyor. Özetle herkes enkazın üzerine kendi teolojisini yazıyor. Bu hikaye size tanıdık geliyor olmalı; İzmir’de deprem olduğunda “Gavur İzmir!” demekle aynı kafa bir açıdan.
Depremden sonra Voltaire'in öfkesi ise başka bir yere yöneliyor. Hedefinde iki isim var: Leibniz ve Pope. Gelecek hafta yayınlayacağım bültende detaylarına gireceğim ama Leibniz kabaca şunu söylüyor:
“Tanrı hem iyi hem de her şeye kadir olduğuna göre, yarattığı bu dünya mümkün dünyaların en iyisi olmak zorundadır.”
Pope da aynı fikri tek cümleye sıkıştırıyor:
“Her ne varsa doğrudur.”
Dolayısıyla başınıza gelen her felaket, sizin göremediğiniz büyük bir planın gerekli bir parçasıdır. Voltaire'in dayanamadığı da bu bakış açısıydı. Enkazın başında durup “Merak etmeyin, aslında her şey yolunda!” demek onun kabullenebileceği bir açıklama değildi. Bunun üzerine aşağıdaki şiir geldi👇🏻




