Ayın Kitabına Eşlik Edecek Öneriler
Joseph Campbell'dan Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
Kıymetli Athenaum Ahalisi!
Mayıs ayı konuğumuz Joseph Campbell’dan Kahramanın Sonsuz Yolculuğu okumanız umarım keyifli geçiyordur. Bu bültende kulübümüzdeki aylık planlamaya uygun olarak kitapla ilişkili olduğunu düşündüğüm bağlamı genişleten ya da temel meseleleri aydınlatan bir takım öneri listesi hazırladım.
Ağustos’a kadar kitap ve film programımız aşağıda yer alıyor. “Kahraman” temasıyla bol bol haşır neşir olacak ve kendi yaşamımız üzerine düşüneceğiz. Hayatımızın filminin kahramanı olmak için ne gerekir? :)
Şimdi Öneriler…
Joseph Campbell’ın The Hero with a Thousand Faces kitabını tek başına “mitoloji teorisi” gibi okumak bana kalırsa eksik olur. Aslında bu kitap, modern insanın neden hala hikayelere ihtiyaç duyduğunu; neden aynı anlatıları farklı çağlarda yeniden kurduğunu anlamaya çalışan büyük bir harita. Bu yüzden bence kitabı genişletmenin en iyi yolu, onu “mitolojik yapı + modern insanın psikolojisi + ritüelin kaybı” ekseninde düşünmek olurdu.
Başlangıç noktası olarak Campbell’ın en büyük etkisinin Carl Gustav Jung olduğunu görmek önemli. Campbell’ın “kahraman” dediği figür aslında Jung’ın arketiplerinin bir versiyonu gibi çalışır. Bu yüzden kitap boyunca karşımıza çıkan mağara, gölge, yaşlı bilge, ölüm-yeniden doğuş gibi imgeleri daha derin anlamak için Jung okumaları çok besleyici olabilir.
Biz bu kulüpte daha önce Kln. Psikolog Özüm Demirel eşliğinde dört arketipi konuşmuştuk. O yüzden ilk önerim, Şubat ayında paylaşılan arketip metinlerine geri dönmeniz ve o buluşmanın kaydını yeniden izlemeniz olurdu. Aşağıya hem Özüm’ün yazdığı inceleme metnini, hem de buluşma kaydımızı ekliyorum.
Buradan sonra ise iki ayrı yol açılıyor:
Birinci yol, mitolojinin tarihsel ve antropolojik tarafı. İkinci yol ise kahraman anlatısının modern popüler kültürde nasıl yaşamaya devam ettiği.
Mitolojinin tarihsel damarını genişletmek için Campbell’dan sonra mutlaka Mircea Eliade okunmalı. Özellikle The Sacred and the Profane (Türkçe çevirisi Kutsal ve Kutsaldışı). Çünkü Eliade bize modern insanın neden “kutsal zaman” duygusunu kaybettiğini anlatıyor. Geleneksel toplumlarda ritüeller yalnızca dini pratikler değildi; insanı kozmosa bağlayan tekrarlar, döngüler ve geçişlerdi. Campbell’ın kahramanı da zaten çoğu zaman böyle bir ritüel dünyanın içinden doğuyor.
Bu kitaba dair bir YouTube videosunu ben bayram döneminde yapmıştım. Özellikle Eliade’ın kutsal/profan ayrımını Campbell’la birlikte düşünmek için aşağıdaki içeriğimi izlemek çok iyi olabilir👇🏻
Sinemada Kahraman
Campbell bugün muhtemelen en çok Hollywood üzerinden yaşamaya devam ediyor. Özellikle George Lucas, Star Wars evrenini doğrudan Campbell’dan etkilenerek kurduğunu açıkça söyledi. Luke Skywalker neredeyse birebir Campbell şemasıdır: maceraya çağrı, çağrının reddi, mentorla karşılaşma, eşikten geçiş, sembolik ölüm, dönüşüm ve eve dönüş (Gelecek hafta bültende bu temayı açacağım). Bu yüzden bence bu ay mutlaka Star Wars’un ilk üçlemesi yeniden izlenmeli ama bir “uzay filmi” gibi değil, modern çağın seküler miti gibi! 🤓
Aslında Campbell’ın modeli bugün izlediğimiz çoğu filmin omurgası:
The Matrix: Neo’nun uyanışı neredeyse modern bir gnostik mit.
The Lord of the Rings: (Yüzük Kardeşliği) kolektif kahramanlık ve yük taşıma anlatısı.
Dune: mesih miti ve politik kahraman eleştirisi.
Edebiyatta Kahraman
Kitabın edebiyatla ilişkisi de çok önemli. Campbell’ın kuramına adını veren “monomit” kavramı, Finnegans Wake (Türkçe’de Finneganın Vahı) eserinden gelir. Campbell özellikle Ulysses ve A Portrait of the Artist as a Young Man gibi metinleri modern insanın parçalanmış ruhsal yapısını anlamak için kullanır. Çünkü Joyce’un karakterleri de tıpkı modern birey gibi yönünü kaybetmiş ama hala anlam arayan figürlerdir.
Bunun yanında size “Yazın kafayı kırıp okusak mı?” diye sorduğum Dante’nin The Divine Comedy adlı eser, kahramanın yeraltına inişini ve dönüşümünü anlamak için belki de en güçlü edebi örneklerden biri. Dante’nin cehenneme inişi aslında insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesidir. Aynı şekilde Metamorphoses da dönüşüm fikrinin antik dünyadaki arşivi gibi okunabilir. Çünkü Campbell’ın kahramanı özünde dönüşen insandır.
Belgeselde Kahraman
Mutlaka göz atmanız gereken bir televizyon röportaj dizisi var: The Power of Myth. PBS’in 1988’de yayınladığı bu program, gazeteci Bill Moyers’ın, konuk yazarımız Joseph Campbell ile yaptığı kapsamlı sohbetlerden oluşuyor. Dizi, insan kültürlerinde mitlerin anlamını ve modern dünyadaki sürekliliğini anlatmasıyla o dönem de büyük ilgi görmüştür. Yazarın kendisine kulak vermekten daha iyi ne olabilir? Aşağıdaki video 5 buçuk saatlik bir kayıt mevcut, tüm bölümlerin birleşimi👇🏻
Ayrıca Flutv’de Celal Kadri Kınoğlu "kahramanın sonsuz yolculuğu"ndan çıkıp kendi hayatının kahramanı olmak üzerine konuşmuş. İlgili ve güzel bir içerik!
Kapatırken…
İnsan neden hikayeler anlatır?
Bu soru üzerine düşünmenizi istiyorum.
Özellikle bana 34 yaşında gelen bir kafa (!) şu oldu: “Hayatımın hikayesine sahip çıkacağım.” Bu sizce ne anlama gelebilir?
Gelecek haftaki bültende konuyu açmayı deneyeceğim. Şimdilik umarım bu öneriler bir katkı sağlar.
Görüşmek üzere,
Dilara







